Bursa Boşanma Avukatı Tavsiye
Bursa boşanma avukatı tavsiyesi olarak Bursa’da önde gelen boşanma avukatlarından Dedik Hukuk Bürosu tavsiye edilebilir. Boşanma avukatı seçerken alanında uzmanlaşmış bir avukat tercih edilmelidir. Boşanma avukatı seçerken dikkat edilmesi gereken en önemli husus seçilecek olan avukatın Boşanma Hukuku alanında uzman bir avukat olmasıdır. Bir avukatın boşanma alanında uzman olduğunu anlamak için avukatın internet sitesine, sosyal medya profillerine ve makalelerine bakılabilir. Hukuk sistemimimizi açıklamak için binlerce kitap yazılmış, yüzbinlerce makaleler yazılmıştır. Bir avukatın hukukun bütün alanlarını bilebilme olanağı yoktur. Bu sebeple uzmanlık alanı boşanma hukuku olan avukatlar tercih edilmelidir. İyi bir boşanma avukatı güncel yargı kararlarını takip etmekte ve kendini bu alanda geliştirmektedir. Alanında uzman boşanma avukatı seçmek için diğer bir seçenek ise boşanma avukatından danışmanlık almak, danışmak istediğiniz hususları boşanma avukatına sormaktır. alanında uzman bir boşanma avukatı size bir yol haritası çizip sorularınıza cevaplar verecektir.
Boşanma Avukatı Davaları
Boşanma avukatının davaları boşanma davaları ve boşanmadan kaynaklanan diğer davalardır. Boşanma davalarının sebepleri Türk Medeni Kanunu’nda 161 ile 166. maddeleri arasında sayılmıştır. Boşanma davasından kaynaklanan diğer davalar ise sayıca çok fazladır, bu davalarda en çok karşımıza çıkanlar ise tazminat davaları, nafaka davaları, mal paylaşım davaları ve velayet davalarıdır.
Bursa Anlaşmalı Boşanma Davası Avukatı
Bursa anlaşmalı boşanma davası avukatının görevi boşanma protokolünü hazırlamak, dava sürecince mahkemede taraflara eşlik etmek ve oluşabilecek hak kayıplarının önüne geçmektir. Kanunumuzda anlaşmalı boşanma hususu Türk Medeni Kanunu’muzun 166/3 maddesinde yer almaktadır. anlaşmalı boşanma içi daha fazla bilgi sahibi olmak istiyorsanız Anlaşmalı Boşanma Avukatı sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Bursa Çekişmeli Boşanma Davası Avukatı
Bursa çekişmeli boşanma davası avukatının görevi müvekkilinin haklarını savunmak, boşanma davasını müvekkilinin lehine olacak şekilde yürütmek ve müvekkilinin hak kaybına uğramasının önüne geçmektir. çekişmeli boşanma davası kanunumuzda sayılan sebeplerden açılacağı gibi genel boşanma sebebi dediğimiz evlilik birliğinin artık yürütülemeyecek seviyeye gelmesinden kaynaklı da açılabilmektedir. Çekişmeli boşanma avukatı için daha fazla bilgi edinmek istiyorsanız Çekişmeli Boşanma Avukatı sayfamızı ziyaret edebilir, ofisimiz ile iletişime geçebilirsiniz.
Zina (Aldatma) Sebebi İle Boşanma Avukatı
Zina sebebi ile boşanma davası avukatının öncelikli görevi zina sebebi ile boşanma şartlarını müvekkiline açıklamak, dosyaya eklenebilecek delilleri müvekkilinden istemek ve dava sürecinde müvekkilinin haklarını koruyarak hak kaybı yaşanmasının önüne geçmektir. Çekişmeli boşanma davalarının sebeplerinden birisi Zina sebebidir. Zinanın diğer bir isim, toplum tarafından kullanılan ismi de aldatmadır. Türk Medeni Kanunu’nun 161. maddesinde yer almaktadır. Kanunumuz kusursuz eşe, zina eden eşe karşı boşanma davası açma hakkı tanımıştır. Zina Sebebi ile boşanma davası zinanın öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde açılmasını her halde ise 5 yıl içerisinde açılmasını aksi takdirde zina sebebi ile boşanma davası açılamayacağını belirtmiştir. Her halde ibaresinden de anlaşılması gereken husus ise zina eyleminin üzerinden 5 yılın geçmesinden sonra zina sebebi ile dava açılamayacak olmasından kaynaklanmaktadır.
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebi ile boşanma
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış sebebi ile boşanma davası avukatının öncelikli görevi, müvekkiline bu boşanma sebebinin şartlarını açıklamak, olaya ilişkin delilleri toplamak ve dava sürecinde müvekkilinin haklarını koruyarak hak kaybını önlemektir. Çekişmeli boşanma davalarının önemli sebeplerinden birisi de hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranıştır. Bu husus Türk Medeni Kanunu’nun 162. maddesinde düzenlenmiştir. Kanunumuz, bir eşin diğer eşin hayatına kast etmesi, ona pek kötü davranması veya onur kırıcı bir davranışta bulunması durumunda kusursuz veya daha az kusurlu eşe boşanma davası açma hakkı tanımıştır. Hayata kast, pek kötü muamele veya onur kırıcı davranış sebebi ile boşanma davası, bu davranışın öğrenildiği tarihten itibaren 6 ay içinde ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren 5 yıl içerisinde açılmak zorundadır. Bu sürelerin geçirilmesi halinde aynı sebebe dayanarak boşanma davası açılamaz.
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme
Suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürme sebebi ile boşanma davası avukatının öncelikli görevi, bu boşanma sebebinin şartlarını müvekkiline anlatmak, davada kullanılacak delilleri temin etmek ve dava sürecinde müvekkilinin haklarını koruyarak hak kaybını engellemektir. Çekişmeli boşanma davalarının sebeplerinden bir diğeri de eşin küçük düşürücü bir suç işlemesi veya haysiyetsiz bir hayat sürmesidir. Türk Medeni Kanunu’nun 163. maddesinde düzenlenen bu hükme göre, eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu durum diğer eş için ortak hayatı çekilmez hale getirirse, kusursuz veya daha az kusurlu eş boşanma davası açabilir. Bu davada herhangi bir hak düşürücü süre bulunmamaktadır; ancak kusursuz veya daha az kusurlu eşin, bu davranışlara uzun süre katlanması durumunda dava açma hakkını kaybedebileceği unutulmamalıdır.
Terk Sebebi İle Boşanma
Terk sebebi ile boşanma davası avukatının öncelikli görevi, müvekkiline terk sebebi ile boşanma şartlarını açıklamak, gerekli ihtar ve başvuru süreçlerini doğru şekilde yürütmek ve dava sürecinde müvekkilinin haklarını korumaktır. Çekişmeli boşanma davalarının sebeplerinden biri de terk durumudur. Türk Medeni Kanunu’nun 164. maddesinde düzenlenmiştir. Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla ortak konutu terk eder veya haklı bir sebep olmaksızın geri dönmezse, terk edilen eş mahkeme aracılığıyla noter veya muhtar aracılığıyla ihtar çekerek eşini eve dönmeye davet edebilir. Terk eden eşin bu ihtara rağmen en az 4 ay geçmesine rağmen dönmemesi durumunda, terk edilen eş boşanma davası açma hakkına sahiptir. Terk sebebi ile boşanma davası açılabilmesi için terk süresinin en az 6 ay olması ve usulüne uygun ihtarın yapılmış olması gerekmektedir. Terk tarihinden itibaren 4.ayın sonunda ihtar çekilmeli eş eve davet edilmelidir. Bu davet samimi olmalı ve eşin eve gelmesi amaçlanmalıdır. Terk eden eş bu davet ile eve geldiğinde, daveti yapan eş, terk eden eşi affetmiş sayılmaktadır. Terk hususu Türk Medeni Kanunumuzun 164. maddesinde düzenlenmiştir.
Evlilik birliğinin sarsılması
Evlilik birliğinin sarsılması sebebi ile boşanma davası avukatının öncelikli görevi, müvekkiline bu genel boşanma sebebinin şartlarını anlatmak, delil ve tanık beyanlarını hazırlamak ve dava sürecinde müvekkilinin haklarını koruyarak hak kaybı yaşanmasını önlemektir. Çekişmeli boşanma davalarının en yaygın sebeplerinden biri de evlilik birliğinin temelinden sarsılmasıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 166. maddesinde düzenlenen bu hükme göre, eşler arasında ortaya çıkan şiddetli geçimsizlik, saygı ve sevgi bağının zedelenmesi, ortak hayatın çekilmez hale gelmesi durumunda kusursuz veya daha az kusurlu eş boşanma davası açabilir. Hakim, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını, ortak hayatın çekilmez hale geldiğini tespit ederse boşanmaya karar verebilir. Evlilik birliğinin sarsılması davasında herhangi bir hak düşürücü süre bulunmamaktadır; ancak fiili ayrılık veya uzun süre birlikte yaşamama gibi durumlar davada delil olarak kullanılabilir.
Boşanma Tazminat Avukatı
Boşanma davasında daha az kusurlu olan ya da kusursuz olan tarafa karşı kusur oranı fazla olan taraf tazminat ödeme durumunda kalmaktadır. Boşanma davasının temel konusu evlilik birliğini sonlandırmaktır ancak boşanma davası ile beraber aynı dava içerisinde tazminat da talep edilebilir. Boşanma davası sonucunda hakim tarafından hükmedilecek olan tazminatlar karşı tarafın ödeme gücüne göre hükmedilmektedir. Çok varlıklı ve geliri yüksek bir kişi fazlaca tazminat ödeyecekken geliri daha kısıtlı olan kişi daha az tazminat ödemeye mahkum edilecektir.
Boşanma davasında istenilen maddi manevi tazminatta karşı vekalet çıkmaz. Boşanma davasında yüksek miktarlarda tazminat istemenin bir zararı yoktur. İstenilen maddi ve manevi tazminatlar boşanma davasının temel konusu olmadığı için vekalet ücretini etkilememektedir. Talebe bağlılık ilkesi gereği mahkemenin, boşanma davasında istenilen tazminatın daha fazlasına hükmetme yetkisi yoktur. Ancak boşanma davasında istenilen tazminatın daha azına hükmedilebilmektedir. Boşanma davası ile beraber istenilen maddi ve manevi tazminatlarda boşanma avukatı olabildiğince yüksek miktarlardan tazminat talep etmektedir.
Boşanma davasında tazminat istenebileceği gibi boşanma davasından bağımsız olarak da maddi manevi tazminat talep edilebilir. Boşanma davası haricinde evlilik süreci içerisindeki maddi ve manevi yıpranmadan dolayı açılacak olan maddi manevi tazminat davası da boşanma avukatının görev alanları içerisinde yer almaktadır. Ancak haricen açılacak olan (boşanma davasından sonra ya da boşanma davasından ayrı bir şekilde açılan) Boşanma maddi manevi tazminat davası daha riskli bir davadır. bu davada davanın konusu boşanma olmayıp doğrudan tazminat olduğu için olması gerekenden fazla miktarda açılan davalarda karşı vekalete hükmedilebilmektedir.
Mal Paylaşımı Avukatı
Boşanma sürecinde mal paylaşımı davası, evlilik birliği içinde edinilmiş malların adil bir şekilde paylaşılması için açılan davadır. Mal paylaşımı avukatının temel görevi, müvekkiline mal rejimi hükümlerini açıklamak, malların tespiti için gerekli belgeleri toplamak ve dava sürecini kusursuz şekilde yöneterek hak kaybı yaşanmasını engellemektir. Mal paylaşımı davası boşanma davasından bağımsız olarak görülmekte ve ayrı bir dava olarak açılmaktadır. Ancak bazı durumlarda boşanma davası ile aynı anda da yürütülebilir.
Türk Medeni Kanunu’na göre eşler arasında aksi bir mal rejimi sözleşmesi yoksa edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Bu rejime göre evlilik süresince edinilen mallar eşler arasında yarı yarıya paylaşılır. Ancak her mal bu kapsama girmez; miras yoluyla veya karşılıksız kazanılan mallar kişisel mal olarak sayılır ve paylaşım dışıdır. Bu noktada mal paylaşımı avukatı, hangi malların ortak, hangilerinin kişisel olduğunu doğru şekilde ayırarak müvekkilinin haklarını korur.
Mal paylaşımı davası, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılabilir. Boşanma kesinleşmeden de mal paylaşımı davası açılabilir. Ayrıca mal paylaşımı davasında talep edilen malların değer tespiti önem taşır. Mal paylaşımı davalarında da tazminat taleplerinde olduğu gibi talebe bağlılık ilkesi geçerlidir. Mahkeme, istenenden fazlasına hükmedemez ancak talebin eksik olması durumunda değer kaybı yaşanabilir.
Mal paylaşımı davaları, tarafların mal varlıklarının kapsamı ve karmaşıklığına göre uzun sürebilir. Bu nedenle mal paylaşımı avukatı, mal rejimi tasfiyesi sürecinde müvekkilinin menfaatini gözeterek titizlikle hareket eder. Boşanma davası sırasında veya sonrasında, mal paylaşımı davalarının doğru yürütülmesi, eşlerin gelecekteki maddi durumunu doğrudan etkilediği için profesyonel bir avukat desteği önem taşır.
Mal paylaşımı davası, boşanma davasından bağımsız görülebileceği gibi bazen taraflar arası anlaşma ile sulh yoluyla da çözülebilir. Ancak anlaşmanın da hukuki geçerliliği olması için mal paylaşımı avukatı tarafından hazırlanması önerilir.
Nafaka Avukatı
Boşanma sürecinde nafaka, eşler ve çocuklar açısından maddi dengenin korunması amacıyla gündeme gelen önemli bir konudur. Nafaka avukatının temel görevi, müvekkiline hangi tür nafaka taleplerinin mümkün olduğunu anlatmak, talep edilecek nafaka miktarını doğru şekilde belirlemek ve dava sürecinde müvekkilinin haklarını koruyarak mağduriyet yaşanmasını engellemektir. Türk Medeni Kanunu’na göre nafaka; tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ve yardım nafakası olmak üzere dört başlık altında düzenlenmiştir.
Boşanma davası açıldığında, dava süresi boyunca maddi dengeyi sağlamak amacıyla tedbir nafakası talep edilebilir. Boşanma kesinleştikten sonra, yoksulluğa düşecek taraf lehine yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Velayet kendisine verilmeyen tarafın, çocukların bakımı ve eğitimi için iştirak nafakası ödemesi yükümlüdür. Yardım nafakası ise evlilik birliğinin dışında, alt soy ve üst soy arasında talep edilebilecek bir nafaka türüdür.
Nafaka davalarında mahkeme, tarafların ekonomik ve sosyal durumunu göz önünde bulundurur. Nafaka miktarı belirlenirken, talepte bulunan tarafın ihtiyaçları ve karşı tarafın ödeme gücü dikkate alınır. Geliri yüksek olan eş daha yüksek nafaka öderken, geliri sınırlı olan eşten daha düşük nafaka talep edilebilir. Bu nedenle nafaka avukatı, müvekkilinin maddi durumunu ispatlayacak belgeleri titizlikle toplar ve dosyaya sunar.
Nafaka talepleri genellikle boşanma davası ile birlikte gündeme gelir. Ancak boşanma kesinleştikten sonra da nafaka miktarının artırılması, azaltılması veya tamamen kaldırılması için ayrı bir dava açılabilir. Özellikle yoksulluk nafakası süresiz olduğu için, tarafların ekonomik durumlarında önemli bir değişiklik olması halinde nafakanın uyarlanması gerekebilir. Nafaka avukatı bu süreçte, değişen koşulları delilleriyle birlikte mahkemeye sunarak müvekkilinin lehine karar çıkması için çalışır.
Nafaka davalarında da talebe bağlılık ilkesi geçerlidir. Mahkeme, talep edilenden daha fazla bir nafakaya hükmedemez; ancak talep edilenden daha düşük bir nafaka miktarına karar verebilir. Bu nedenle nafaka avukatının talebi doğru belirlemesi, müvekkilin hak kaybı yaşamaması açısından kritik öneme sahiptir.
Nafaka uyuşmazlıkları taraflar arasında anlaşma yoluyla da çözülebilir. Tarafların anlaşarak belirlediği nafaka miktarının hukuki geçerliliği ve ileride doğabilecek anlaşmazlıkların önlenmesi açısından, nafaka protokolünün bir avukat tarafından hazırlanması önerilir.
Velayet Avukatı
Bursa Boşanma Avukatı Ücreti Ne Kadar
Bursa Boşanma Avukatı ücretleri 33.000TL ile 110.000TL arasında değişiklik göstermektedir. bu ücret farklılıkları boşanmanın anlaşmalı boşanma ile çekişmeli boşanma olmasına göre, boşanacak tarafların evlilik sürelerine göre ve boşanma sebeplerine göre farklılık göstermektedir.